17 Ocak 2007 Çarşamba

SEMA - EKHO


Seyyan Hanım, Afife Hanım, Mürşide Hanım, Deniz Kızı Eftalya, Suzan Lütfullah.... Hepsi de bir kuşun kanadında ‘petane’ Bize kalan birkaç taş plak, silik fotoğraflar, birkaç afiş, çok az yazılı belge, çok az anı, kulaklarımızda kalan cızırtılı ama şen şakrak, buğulu, duygulu içten gelen inanılmaz yorumlar... Operetler, tangolar, foksrotlar, birbirinden güzel şarkılar... şarkılar.Cumhuriyet döneminin kadınları... ‘Bir mum gibi durup mikrofonun önünde şarkı söylerdik, alkışımızı alıp yerimize otururduk, öyle elimizi kolumuzu sallamazdık’ diyen Seyyan Hanım... İlk Türk tangosu ‘Mazi Kalbimde Bir Yaradır’ ı seslendiren Seyyan Hanım...İstanbul’dan Lütfullah Sururi’yi , bir de şef Karlo Kapoçelli’yi aldığı gibi doğruca Hannover Polydor sütüdyolarına gidip, hem de oranın orkestrasıyla anlaşıp akıl almaz kısa sürelerde taş plaklar kaydeden Suzan Lütfullah... Teğmen eşlerine aşık olup, sahneleri terk edip, şarkı söylemekten vazgeçip, onların peşinden şark hizmetine giden kadınlar... Deniz Kızı Eftalya.... Bindi mi kayığa Boğaz’ın iki yakasından da duyulan efsanevi ses...Anılarda hanımlar... Çoktan ‘bir kuşun kanadında petane’ olan büyülü sesler...Efsane hanımları dinleyeceksiniz bu kez “Taş Plak Sesli” Sema’dan...

Bugünün en hoş tesadüfü "Taş plak sesli Sema" yı farketmem oldu benim için.. İki dostumla yediğim güzel bir öğle yemeğinden sonra müzik marketin önünden geçerken o güzel ses bizi içeriye çekiverdi..Neden daha önce kimseden duymadım, dergilerde gazetelerde neden bu muhteşem ses ve albümle ilgili iki satır yazı görmedim bilmiyorum. Hemen yazmak istedim bloguma, beni okuyan olur da sayemde Sema ile tanışırsa ne mutlu bana:)

5 Ocak 2007 Cuma

Asla Unutulmayacak Bir Olay

Bu olay 14 ekim 1998 de kıtalar arası bir uçuş esnasında gerçekleşmiş."Bir kadın, uçakta zenci bir adamın yanında oturuyordu. Durumdan rahatsızlığını belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine antipatik birinin yanında oturamazdı. Hostes, tüm uçağın dolu olduğunu fakat birinci sınıfta yer olup olmadıına bakacağını söyledi.Diğer yolcular şaşkınlık ve tiksintiyle olayı izliyorlardı, bu kadının sadece terbiyesizliğine değil, bir de birinci sınıfta yolculuğu devam edeceğine şahit oluyorlardı. Zavallı adamcağız çok kötü bir durumda olmasına rağmen cevap vermemeyi tercih etti. Bu yüksek tansiyondaki durumda kadın, birinci sınıfta ve o adamdan uzak uçabileceğinden tatmin olmuş, hostesin dönmesini bekliyordu.Birkaç dakika sonra geri gelen hostes, kadına:"Çok özür dilerim geciktim.Birinci sınıfta bir yer buldum… Bu yeri bulmak biraz zamanımı aldı, sonra yer değişikliği için pilottan izin almam gerekiyordu. 'Hiç kimse sorun yaratan bir diğerinin yanında oturmak mecburiyetinde tutulamaz' dedi ve bu izni verdi."Diğer yolcular kulaklarına inanamıyorlardı, bu esnada kadın da bir zafer kazanmış gibi yerinden kalkmaya hazırlandı. Aynı anda hostes, oturmakta olan zenciye dönerek:"Beyefendi, sizi uçağın birinci sınıfındaki yeni yerinize götürmem için beni takip eder misiniz lütfen? Seyahat firmamız adına kaptan pilotumuz sizden böyle nahoş bir olay yaratan kimsenin yanında oturmak mecburiyetinde bırakıldığınız için çok özür diliyor."Tüm yolcular hep birlikte, bu olayı iyi bir biçimde sonuçlandıran uçak personelini alkışlayarak tebrik ettiler.O yıl, kaptan pilot ve hostes uçaktaki davranışlarından dolayı ödüllendirildiler. Aşağıdaki mesaj, tüm ofislere personelin görebileceği bir biçimde iletildi:
"İnsanlar onlara ne söylediğinizi unutabilirler. İnsanlar onlara ne yaptığınızı da unutabilirler. Ama insanlar, onlara kendilerini nasıl hissettirdiğinizi asla unutmazlar."


Çok beğendiğim bu hikaye daha önce e-mail ile gelmişti, geçenlerde de www.turkpsikoloji.com adresinin ana sayfasında gördüm. Paylaşmak istedim..